Anasayfa > Tarihi Bilgiler > Yunan Tarihi

Yunan Tarihi

Yunan Tarihi

Yunan Tarihi

Köleler

Eski Yunan’da kölecilik oldukça yaygındı.M.Ö. 311 yılında yapılan bir sayıma göre sadece Atina’daki kölelerin sayısı 400 bin civarındaydı.Savaşlar köle edinmenin bir yoluydu,fakat bu kölelerin hepsi savaş esirlerinden edinilmiş değildi.Eski Yunan’da hür insanların köle durumuna düşebilme ihtimali vardı.Mesela fakirlik köleliğe giden bir yoldu.Belli miktarda tarım üretimini sağlayamayan işçi de köle durumuna düşebiliyordu.M.Ö. 15.yüzyıl sonunda 20 bin civarında Atina vatandaşı fakirlik sebebiyle vatandaşlık hakkını kaybetmiştir.Eski Yunanistan’da insan,varlığını kaybettiğinde,eşya gibi alınıp satılan,yargılamaya bile gerek duyulmadan öldürülebilen bir “hiç” oluveriyordu.İlk Çağ medeniyetlerinin çoğunda kölecilik vardır.Kölelere yaklaşım tarzı ve onlara yapılan muamele toplumdan topluma değişiklik gösteriyordu.Hititler , köleleri “yarı insan” kabul etmiş,Roma ve Yunanlıların bazı dönemlerinde köleler insan yerine bile konmamıştır.Satacakları köleleri kıyafetsiz bir şekilde teşhir etmeleri Yunanlıların kölelere verdikleri değeri kısmen de olsa ortaya koyan farklı bir uygulamadır.

Savaş esirlerine kötü muamele yapılması Eski Çağla sınırlı kalmamıştır.Yakın tarimizdeki savaşlarda da masum insanlara zulmedilmiştir.2.dünya savaşı sırasında Rus askerleri Almanya’da;Almanlar Doğu Avrupa ülkelerinde;Amerikalılar,Filipinlerde on binlerce kadının namusunu kirletmişlerdir.Sırplar 1992-1993’de Bosna’da aynı çirkinliğini tekrarlamışlardır ve bütün bunlar,insan haklarının çokça konuşulduğu bir dönemde olmuştur.(Yunan Tarihi)

Ay Gibi İşaret

İlk Çağ medeniyetlerinin genelinde anlam verilemeyen tabiat olaylarından çekinme ve onlara kutsiyet affetme oldukça yaygındı.Eski Yunan komutanlarından Nikias,Syrakusa’da askeri harekatı bir ay tutulması yüzünden ertelemiştir.Gerçekleşen ay tutulması ilahi bir ikaz gibi veya uğursuzluk olarak yorumlanmıştır.

Medlerle Lidyalıların savaştığı bir gün Thales’in daha önceden de tespit ettiği gibi,güneş tutulması olmuştu.Gün geceye dönüşmüştü adeta.İki tarafta da bunu ilahi bir ihtar sayarak,savaşı sonra erdirip barış yapmışlardı.

İnsan ve Kıyafeti

Eski Yunan generallerinden Flopinin kılık-kıyafetine pek özen göstermezdi.Bir gün Atinalılardan birinin evine yemeğe davet edildi.Davet edildiği yere,ev sahibinden önce gidince pejmürde giyinişli generali evin hanımı karşıladı.Evin hanımı Flopinin’i odunları kesmeye gelen kişi zannederek ona odunları kestirmeye başladı.Az sonra gelen ev sahibi bu durum karşısında şaşkına döndü ve generale, “Ne yapıyorsunuz,general?” diye sorunca pişkinliğini bozmayan general , “Kıyafetsizliğimin cezasını çekiyorum.” dedi.

Vatandaş Olmak

Bazı kaynaklar Eski Yunanlıların özgürlükçü düşünce ve demokrası anlayışında Avrupa’ya öncülük ettiğini söylese de Eski Yunan’da yaklaşık olarak,toplumun sadece %5’i vatandaş statüsüne sahipti.Eski Yunan demokrasi anlayışında kadınların söz hakkı yoktu.Borçlarını ödeyemeyen insanlar borç aldıkları kişilerin kölesi durumuna gelebiliyorlardı.

Kılavuzu Hayvan Olanlar

Eski Çağ medeniyetlerinden bazıları hayvanlara da kutsiyet atfetmiş ve onların hareketlerinden manalar çıkarmışlardır.Eski Mısırlıların alacakları kararlarda,özenle korudukları “apis öküzü”nün hareketleri etkili olurken,Romalılar kutsal saydıkları bir tavuk cinsinin,yemini yeyip yememesine göre savaşa çıkıp çıkmamaya karar veriyorlardı.

Yunan asıllı Spartalılar,ordularının önünde kutsal bir hayvan yürütürlerdi.O hayvan nerede oturursa ordu orada konaklardı.Yeni şehir kurmak için de bu metodu kullanırlardı.Hayvanın yattığı yere şehir kurulurdu.Hinduizm de ise “inek” kutsal kabul edilir.Onun kesilmesi veya herhangi bir zarara uğratılması yasaktır.O,insan olmayan bütün mahlukatın sembolü olarak kabul edilmiştir.İnek,yolun ortasına yatsa,taşıtlar onu rahatsız etmemek için yolunu değiştirir.

Hindistan’da Müslümanlar ile Hinduların arasını bozmak isteyen batılı casusların en çok kullandıkları provokasyon,Müslüman kıyafeti giyerek,Hindu mahallesinde kurban bayramında inek kesmeleri olmuştur.Bu gibi olaylar üzerine başlayan iç çatışmalar aylarca sürerdi ve iş sadece casusların faydasına olurdu.

Ava Giden Avlanır

Tarihin her döneminde savaşlarda hile yapmak çok önemlidir.Ancak yapılacak hilenin başarısı o hilenin daha önce yapılmamış olmasına bağlıdır.Bu konuda İskender’in yaptığı hile çok dikkat çekicidir.M.Ö. 333 yılında Büyük İskender Şam civarında bulunan Sur Kalesi’ni az bir kuvvetle kuşattırıp asıl orduyu gizledi.Kaledeki düşman askerleri karşılarında az sayıda askeri görünce cesaretlenerek dışarıdaki askerin üzerine taarruza geçtiler.Düşman askerlerinin tamamen dışarı çıktığını gören İskender gizlediği birlikleri de harekete geçirdi ve kaleyi almaya başardı.Başarılı kişilerin sırları da farkları değil midir? Farklı düşünüp,farklı çalışıp ,farklı davranmaları…

Yunanlıları Kurtaran Zihniyet

Yunanlılar Osmanlı Devleti’nin hakimiyeti altında yüzyıllarca rahat bir şekilde yaşamışlardı.XIX. yüzyılın başlarında Avrupalı devletlerin kışkırtmaları sonucunda Osmanlıya karşı isyan etmişler ve yine bu kışkırtmalar sonucunda bağımsız bir devlet kurmuşlardı.

1897’de Osmanlının Yunanlılar ile yaptığı Dömeke Savaşı’nda,Yunan güçleri Osmanlının karşısına çıkamayacak şekilde mağlup edilmiş ve Atina’nın yolu Osmanlıya açılmıştı.Yunan Devleti’nin sona ermesi kaçınılmaz hale gelmişti.Avrupalı büyük devletlerin araya girmesi Yunan Devleti’ni bir defa daha kurtardı.İmzalanan İstanbul Antlaşması ile Osmanlı savaş öncesi sınırlara dönmek zorunda kalmıştır.Osmanlının kazandığı zafer yok sayılmış meydanda savaşı kazanan Osmanlı masa başında kaybetmişti.

Kan mı Petrol mü

İngiltere’nin 1.Dünya Savaşı sırasında Osmanlıdan kopardığı petrol bölgelerine rahatça yerleşebilmesi için Türklere oyalaması gerekiyordu.Yunanlıları,Anadolu’yu alabilecekleri vaadiyle harekete geçirdi.Yunanlıların,orduları dağılmış bir ülkede bile tam bir başarı sağlayamacağını bilen İngilizler,onları her fırsatta desteklemekten geri durmadılar.Yunanlılar ve yerli Rumlar bu hayali peşine takılarak Batı Anadolu’da binlerce masum Türk’ü kadın-çocuk,yaşlı-hasta demeden öldürdüler.

Petrol uğruna binlerce Türk ve Yunan insanı kayıp verilmişti.Yüzyıllarca kardeşçe yaşamış olan bu iki milleti XIX. yüzyılın başlarında Rusya kendi emelleri için birbirine düşürmüştü;sonra da İngilizlerin ihtirasları bu iki milleti birbirine kırdırmıştı.Petrolün değeri kanın önüne geçmişti.Churchill,Avam Kamarasında yaptığı bir konuşmada bu durumu açıkça teyit ediyordu:”Efendiler,şunu iyi biliniz ki bir damla petrol,bir damla kandan daha kıymetlidir.”

Maymunun Zaferi

Bazen bela hiç umulmadık yerden gelir.Düşmanın ve dostun kim olduğu fark edilemez.Yardımında nereden ve ne şekilde geleceği kestirilemez.

Yunan kralı Aleksandros,İngiltere’den aldığı yardıma da güvenerek Türkiye’nin işini bitireceğine inanıyordu.Türkiye üzerine geniş çaplı bir saldırıyı düşündüğü günlerde düzenlediği bir eğlence ortamında “Gelecek hafta İstanbul’da vereceğim ziyafete hepiniz davetlisiniz” demişti.

O gece Yunan kralının taşkınlıkları sabaha kadar devam etmişti.Büyük bir zaferin hayaliyle yaşayan Aleksandros o gecenin sabahında hava almak için bahçeye çıkmıştı.Bahçede kendi halinde duran maymun bir anda kralın üzerine atıldı.

Yanındaki adamları maymuna engel olamamışlardı.Maymun kralın kolundan ısırmıştı.Kral bu küçücük yarayı ilk anda pek önemsemedi.Aradan birkaç hafta geçtikten sonra kral çığlık çığlıya bağırmaya ve etrafına saldırmaya başladı.Gerçek anlaşılmıştı:Yunan kralı Aleksandros kudurmuştu.Doktorların da tavsiyesi ile kral bir odaya kilitlendi.Odada kafasını duvarlara çarpa çarpa ve çığlıklar atarak can verdi.Böylece Avrupa’nın yardımları ile şımaran bir kralın sonunu bir maymun hazırlamıştı.

Zulmü ile tanınan,Hz. İbrahim’e karşı mücadele eden Nemrut’u bir sivrisinek,Yunan kralını’da bir maymun öldürmüştü.Çevresine karşı kendini çok büyük görenler,çok küçük şeylerden dolayı dünyadan ayrılmıştı.

 


Etiketler: , , , ,
https://blogritma.com/tarihi-bilgiler/yunan-tarihi